birkaç tornedo sonrası ördek görmek ne güzel geldi. hip hop müziğinin temelinde ördekler olduğunu da öğrendim böylece. kafalarını bir ileri bir geri sallıyorlar gölde ilerlerken. suda balıkları daha iyi görebilmek içinmiş. ben aslında her şeyi müzik için yaptıklarını düşünüyorum. peki ördek balık yiyor mu?
sonra gölde sıra halinde ilerliyorlar. ikinci resimde ise beyaz ördeklerin bir daire oluşturduklarını göreceksiniz. orada "çirkin ördek yavrusu" adlı masalın masal olmadığı ana rastlıyoruz.
ama söz konusu bir kuğu değil. işte hayat da burada devreye giriyor arkadaşlar. o ördek kuğu olamayacaktı zaten. yine de çok karizmatik.
bugünlerde incil okuyorum. incil okuma çabalarım beni görenler tarafından az buçuk hayretlerle karşılanıyor. halbuki demek istiyorum ki "geçen gün harika bir kitaba başladım. adı "incil". isa diye bir adam var. tüm hastalıkları iyileştiriyor ve diyor ki aranızdan iyi olanlarla işim yok, günahkarlar gelsin diyor. hem diyor göksel evimizin krallığını her yere taşıyacağım, hem de diyor ki sağ yanağına vuruldu mu solu çevireceksin. buradan tutunamayanlar'a geçelim. hiç kötülüğe, adaletsizliğe, zulme "onlar zaten hak ettikleri ölçüde ödüllendirileceklerdir" diyerek karşı koymaktan vazge
sonra diğer bir mevzumuzda bu şehirdeki uyaran fazlaları. sayın dostlar geçen gün vapura bile şu tuvalette "burada fark edilirsiniz, freudian bir kapitalist sıçramayla sıçanının bilinçaltına en iyi burada yerleşirsiniz" tabelaları var ya hani. işte onlardan artık vapurlarda, topağacı yokuşundaki her ağacın ve lambanın üzerinde var. yakında kaldırımları reklam taşlarından yapmalarından korkuyorum. en azından bu reklamları asmadan önce aralarında bir yarışma yapılsa da, birinci olan 1 kilometrekarede en çok insanın yaşadığı yere asılsa, böyle böyle gitse diyorum.
broken english'i izledim. bunu bir işaret kabul edip marianne fatihful'un üç dört beş martta istanbul'a yapacağı ziyaretlerden bir tanesinde kendisini görmeye karar verdim. son dönemdeki konserlerin kulağa hoş gelen indie serisi şeklinde gidiyor olmasından sonra einsturzende ve marianne kış mıymıntısını üzerimizden atacaklar. bu son paragraf tam bir konser yazısına benzedi, içim ekşidi. kendimden tiksindim. öyle.
bunun dışında dün taksim'de buzdan istiklal vardı, parmak uçlarımızı hissetmiyorduk, belediye çocukluğunuza dönmeniz için çalışıyor diyeler. orada da sokakta sağ köşede oturan bir adam vardı. "millet kara batıyor, belediye başkanı evinde uyuyor" diyordu.
kar geldi, çok hoş geldi. yıldız parkı karda daha güzeldi. kır kahvesi denilen yere gidildiğinde görüldü ki o plastik duvarlı bölümde bir de kadir inanır, müjdat gezenli bir film oynuyor, arkadan celine dion titanic çığırıyor. pek karı yaşamak mümkün değil içindeyken, ama salep güzel. ve dışarıda da kızakla kayan kızın kızağını çalmak istedim. bir de yan masada goddard konuşuyorlardı. bir garip hissettim.
son günlükler bunlar oldu. bir miktar gazeteci tadında oldu. ab'nin en iyi gazeteci yarışmasına hazırlanıyorum. sonra hepinizi gıdınızdan bir, yanaanızdan beş öpüyorum.
5 yorum:
evet evet burdaki ördek benim, ben bir ördeğim. Irkdaşlarım hakkında çeşitli sorular ve tespitlerle yüklü bu yazıyı okurken pek bir için kıpraştı,fena oldum. Sorulara cevap olarak demek isterim ki biz ördekler olarak balık yeriz, çok da severiz. Ayrıca yuvarlaklar oluşturup dans etmek ağva göllerine özgü gelin ördek uğurlama merasimidir. Sevgiler.
otantik bilgilerle bizi donattığınız için teşekkür ediyoruz zeynep hanım. sayenizde ördeklerin dünyasına hiç olmadığı kadar yakın hissediyoruz kendimizi. şu güne kadar hiçbir ördek konuşmamıştı. bu anlamda bu hareketinizi kapalı toplumunuzun yeni diyalog arayışları olarak yorumlayabilir miyiz?
teşekkürler.
Bu çabayı bir dialog arayışı olarak yorumlamanıza, ve burdan yola çıkarak kapalı ördek kültürümüzü tanımak istemenize bizler İstanbul Ördekler Dayanışma Derneği olarak müteşekkir kalırız sayın no reason( soyadınız bu sanırım). Sizinle daha geniş bir zamanda ve mümkünse Eğmir gölünde sazlıkların arasında buluşmak, keyifli sohbetler etmek isterim. Selamlar, saygılar.
sayın no rizın,
sunumunuzu inceledik. sunumunuzu, beşiktaş belediyesi olarak dikilitaş muhtarlığı önündeki dev ekranda göstermek istiyoruz.
ördek arkadaşımızı da davet ediyoruz. sunumdan sonra katılımcıların sorularını yanıtlar diye düşündük.
dönerseniz seviniriz.
dönüyorum.
efendim, sunumumu beşiktaş belediye başkanımızın hiçbir zaman mahrum bırakmadığı cep telefonu mesajları vesilesiyle, belediyeden haberler bağlamında türk halkına duyurabilirseniz memnuniyetle sunumumu kitlelerle paylaşmak isterim.
ördeklerle ilgili bilgilerimin yanısıra azerbaycan dostluk parkı ve barış parkı gibi mekanlarda ördeklerin halkımıza tanıtılması konusunda lobi faaliyetinde bulunacağımı bildirir, bu konuda bir ab projesi hazırlığında olduğumu ayrıca iletmek isterim.
teklifinizden müteşekkir oldum, gıdıklandım.
Yorum Gönder