22 Ocak 2008 Salı

iyi suyla yapılmış çaya istinaden

bi çay koydum açık, öyle okudum üzerine sular kesikti, hatırladım, sular zaten bi aydır, hadi ocak başından beri diyelim, evde ne zaman durmam, okumam filan gerekse kesikti, bu mevzunun laf lafı açar hali üzerine duramadım ben de, yazar buldum kendimi.
üstelik bizim kapıcı, 8 ton su deposunun yetmediğini günde 3 kere su vereceğini bana her su kesildiğinde, ben her sorduğumda, farklı yollardan anlatmaya çalıştı. ve suyun yukarı daha zor çıktığını ısrarla belirtti, ondandır dedi. ne ondandır soruma cevap alamadım çünkü bilmeyenler veya unutanlar için (kapıcı dahil), ben zemin katta oturuyorum.
bi alttaki blogtan ve onun biraz daha altındaki bir diğerinden hareketle; hastalık ve su mevzularını birleştirmeyi umuyorum zira tel tel ediciliklerini koruyolar. yarın ankaraya gidiyorum, yakından takip ettiğim su kesintilerine bi süre ara vericem. fakat bu sabah beni 7de yataktan zıplatan regl sancısı 12 saati geçti hala benimle, yolda da bekliyorum. tabi 7de sudan eser yoktu o ayrı, 8de geleceğini sanıyoduk biz ama olmadı. saat 8, aşağıda arzulandığı türden bir toplumsallık kazanamadı.
bu vesileyle -aşağıda sadece bir adet tuvalet probleminden söz edilmiş fakat regl de bir o kadar önem taşıyor- bookmarklarıma yeni eklenmiş bi site de oldu: iski'nin web sitesi. sürekli refresh derseniz arıza bölümünde beşiktaşın yanında var! kelimesinin hep yanıp söndüğünü göreceksiniz. deneyimim sonucu gayrettepe balmumcu beşiktaş hattında çokça boru olduğunu, bunların sık sık çatlama kırılma tehlikesi geçirdiğini ve bu durumun mutlaka su kesintilerine yol açtığını saptadım.
evet şu sıralar su ve kesintiyle ilgileniyorum. kulağım borularda.

1 yorum:

crying over pros for no reason dedi ki...

bu su kesintisi seni de saptama insanı yaptırdı ya cemre, artık istanbul belediyesi'ne karşı iyice garip hissiyatlar içinde oldum ben.