söylenicem şimdi.
aslı'ya özenip ben de hasta oldum. yazmak konuşmaktan çok daha kolay geliyor.
bunun üstüne bir de günlerdir kafamı incik cıncık işlerden kaldıramıyorum. peyote işi günün ortasına oturuyor, bir de hastayken, gerçekten akşamki çeviri işlerine zor mecal kalıyor.
insan bir işin peşinde, birçok işin peşinde hayatını güzel güzel harcarken, aylar geçiyor seni beni pek bir taraflarına takmadan.
para kazanmakla hayatı yaşamak arasındaki ince çizgide, şimdi pek ne bok yediğimi bilmez haldeyim açıkçası. belki zamanla düzene oturacak ama şimdilik hastalık soslu dj'iniz, evde bitkin, bünyesini çeviri yapmaya hazırlıyor ve amerikano oynanan zamanları özlüyor. zira bilirsiniz aylaklık zor zanaattir. ama son zamanlarda öyle güzel bir aylak olmuştum ki başka bir hayat tarzını düşünmek istemiyordum.
ama yapmasaydım da bu işi olmayacaktı, aklımda kalacaktı, gönlümde tükenmeyecekti, ayaklarıma kara sular inecekti.
boğazııııııııııııııııııııııııııııııııııııııım, tükrüğümü bile yutamıyorum ya. ve her şey sudafed misali eriyor etrafımda. pek bir şeyin önemi kalmıyor, kendimin bile.
daha daha yazarım dostlar bre dostlar. ama yatmam, çay çeviri, çeviri çay, radyo programı yapmam lazım. sanki biri boğazıma bıçak dayıyor di mi. şımarıklığa gel. özledim daha ihtimalli hayatlarımızı şimdiden.
17 Ocak 2008 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
ben de peyoteye gelsem diyodum bugün. bi ses et başka ilaçlar getiriyim yokuş aşağı. şimdi uykunda yutkunabiliyo musundur acaba.
çok hastayım ya haber verdım gıdemıyorum bugun peyoteye
valla uykumda ısem yutkundugum anda uyanıyorum.
ınsallah yarına ıyılesıcem of of.
hastaneye gittim iğnemi yedim rahatladım.
Yorum Gönder