26 Ocak 2008 Cumartesi

nihayet insanlık öldü

"Nihayet insanlık da öldü! Haber aldığımıza göre, uzun zamandır
amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayata gözlerini
yummuştur. Bazı arkadaşlarımız önce bu habere inanmak istememişler ve
uzun süre, "Yahu insanlık öldü mü?" diye mırıldanmaktan kendilerini
alamamışlardır.
Gazetelerinde, "İnsanlık öldü mü?" ya da "İnsanlık ölür mü?'
biçiminde büyük başlıklar yayımlamakla yetinmişlerdir. Fakat acı
haber kısa zamanda yayılmış ve gazetelere telefonlar, telgraflar
yağmıştır; herkes, insanlığın son durumunu öğrenmek istemiştir.
Bazıları bu haberi bir kelime oyunu sanmışlarsa da, yapılan
araştırmalar bu acı gerçeğin doğru olduğunu göstermiştir.
Evet, insanlık artık aramızda yok.
İnsanlıktan uzun süredir ümidini kesenler, ya da hayatlarında
insanlığın hiç farkında olmayanlar bu haberi yadırgamamışlardır.
Fakat, insanlık âleminin bu büyük kaybı, birçok yürekte derin yaralar
açmış ve onları ürkütücü bir karanlığa sürüklemiştir; o kadar ki,
bazıları artık insanlık olmadığına göre bir âlemden de söz
edilemeyeceğini ileri sürmeye başlamışlardır. Böyle geniş yorumlarda
bulunmak için vakit henüz erkendir.
İnsanlık artık aramızda dolaşmasa bile, hatırası gönüllerde yaşayacak
ve çocuklarımız bizden, bir zamanlar insanlığın olduğunu, bizim gibi
nefes alıp ıstırap çektiğini öğreneceklerdir. İnsanlığın güzel ve
çekingen yüzünü ben de görür gibi oluyorum.
Zavallı insanlık kendini belli etmeden sokaklarda dolaşır ve insanlık
için bir şeyler yapmaya çalışanları sevgiyle izlerdi. Bugün için
insanlık ölmüşse de, onun ilkeleri akıllara durgunluk verecek bir
canlılıkla aramızda yaşamaya devam edecektir. İnsanlıktan paylarını
alamayanlar için o zaten bir ölüydü; onun bu kadar uzun yaşamasına
şaşılıyordu.
Yıllarca önce küçük bir kasabada dünyaya gelen insanlık, dünya
savaşlarından birinde, çok rutubetli bir siperde göğsünü üşütmüş ve
aylarca hasta yatmıştı.
Hastalığın izlerini bütün ömrünce ciğerlerinde taşıyan insanlık,
önceki gece sabaha karşı nefes alamaz olmuş ve gösterilen bütün
çabalara rağmen gün ağarırken doktorlar, insanlıktan ümitlerini
kesmek zorunda kalmışlardır.
Doğru dürüst bir tahsil görmeyen ve kendi kendini yetiştiren insanlık
hiç evlenmemişti. Doğru dürüst bir miras da kalmamıştı; bu yüzden
sıkıntılarla geçen hayatı boyunca insanlık, başkalarının yardımıyla
geçinmeye çalışmıştı.
İnsanlığın ölümüyle ülkemiz, boşluğu doldurulması mümkün olmayan bir
değerini kaybetmiştir." (Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar)

1 yorum:

hesna dedi ki...

ah evet ya, oguz atay'in bu parcasini cok seviyorum ben de. ne guzel ettin de koydun.